
Zihinlerde tuhaf bir soru… Belki bugüne kadar hiç düşünülmemiş ya da düşünülmek istenmemiş:
Domuz gibi haram kılınmış bir varlıkta bile Allah’ın isimleri, yani Esmaü’l-Hüsna tecelli eder mi?
Bir gazeteci ve bir gönül adamı merakıyla bu sorunun peşine düştüm. Sorguladım, okudum, sordum. Ve gördüm ki, yaratılışın her zerresi Allah’ın isimlerine bir ayna… İsterseniz şimdi bu meseleyi biraz daha derinleştirelim.
Her Şey Allah’ı Gösterir — Ama Her Şey Helal Değildir
Evvela şunu bilelim:
Yaratılmış her şey, Allah’ın varlığına ve birliğine delildir.
Domuz da buna dahil. Çünkü o da yaratılmıştır. Onu da var eden Allah’tır. Onun da rızkını veren, şekil veren, yaşamasına izin veren Rabbimizdir. Ama mesele sadece yaratılmak değildir; yaratılmanın hikmeti, işlevi ve sınırı da vardır.
Hınzır: İmtihanın Gölgede Kalan Yüzü
Domuzun çirkinliği, pisliği ya da haram oluşu, aslında güzelliğin, temizlik ve helalin değerini öğretir.
Nasıl ki karanlık olmadan ışığın kıymeti bilinmez; domuz da helal dairenin dışını göstererek Allah’ın “Hakîm” (hikmet sahibi), “Talib” (ne dilerse emreden) isimlerinin tecellisine kapı aralar.
O bir imtihandır. Haram oluşuyla, sınırlara dikkat çekerek bizi sınar. Allah’ın “Mürîd” (dileyen) ve “Şerî‘” (şeriat koyan) isimlerini gösterir.
Tecelli Başka, Kabul Başkadır
Allah domuzu yaratmıştır; bu onun “Hâlık” (yaratıcı) isminin bir tecellisidir.
Hayat vermiştir; bu “Hay” ismidir.
Biçim vermiştir; bu “Müsavvir” adının bir yansımasıdır.
Rızkını vermiştir; bu “Rezzâk” ve “Rahmân” isimlerinin tecellisidir.
Ancak bu tecelliler, domuzun helal olduğu ya da sevilmesi gerektiği anlamına gelmez.
Bu varlık, Allah’ın belirlediği çizgiyi göstermesi açısından vardır. Onu sevmek değil, onu haram bilip sakınmak kulluktur. İşte bu, Allah’ın “Emîr” (emreden) ve “Nâhî” (yasaklayan) isimlerine saygıdır.
Esma-i İlahiye Her Yerde Tecelli Eder mi?
Evet.
Dağda, çölde, ateşte, farede, domuzda, yılanda… Her yerde Allah’ın isimlerinden bir parıltı vardır.
Ama bu parıltı, bizimle olan ilişkisini meşru kılmaz.
İblis de Allah’ın yaratığıdır. Onun da yaratılışı “Hâlık” ismini, mühlet verilmesi “Halim” ismini, ayartma kabiliyeti de “Müzin” (izin veren) sıfatını gösterir. Ama bu, onu tasvip ettiğimiz anlamına gelmez.
Yaratılanı Yaratandan Ötürü Sevmek mi?
Evet, yaratılanı yaratandan ötürü severiz;
ama yaratılanın ne için yaratıldığını, bize ne öğrettiğini bilerek severiz.
Domuza değil, domuzun Allah’ı gösterme biçimine bakarız. Haramı fark ederiz, helale şükrederiz. İşte bu da bir iman şuurudur.
Unutma: Her varlık, Allah’ı anlatır. Bazısı lütfunu, bazısı kahrını… Bazısı nimeti, bazısı sınırı…
İlgili İçerikler
- İftarda Nasıl Beslenmeli? Doğru Yemek Seçimi ve Su Tüketimi
- Sahurda Kaç Bardak Su İçilmeli? Gün Boyu Susuzluğu Önleme Rehberi
- Sahurda Ne Yenir? Tok Tutan ve Sağlıklı Sahur Besinleri
TEK TIKLA İNDİR
Sosyal medya videolarını anında kaydet!
