
Zaman zaman gönlümüze ağır sorular düşer. Özellikle de Kur’an okurken ya da Cevşen-i Kebir gibi dualarda bazı ifadelerle karşılaşınca. Mesela şu cümle:
“Ey sevdiklerini en güzel şekilde rahmetiyle yad eden, onları unutmayan…”
İnsanın zihninde bir ışık yanar: “Peki ya Allah unutsaydı? Allah unutabilir mi?”
Cümle derin, mana çok yönlü. Ve biz bu satırlarda tam da bu anlamın peşine düşüyoruz. Bu yazıda Allah’ın “unutması” meselesine bir gazeteci titizliğiyle, bir derviş sükûnetiyle yaklaşacağız.
Unutmak, Beşere Mahsus Bir Hâl
İnsanız, unuturuz. Bugün ne giydiğimizi, dün ne dediklerini, bazen de Allah’ı… Oysa Allah, unutmak gibi bir eksiklikten münezzeh. O her şeyi bilen, gören ve idare edendir. Peki o hâlde, Kur’an’da geçen şu ayet ne demek?
“Onlar Allah’ı unuttu, Allah da onları unuttu.” (Tevbe, 67)
İşte burada kelimenin mecazî bir yüzüyle karşı karşıyayız. Allah’ın unutması; bir gaflet değil, rahmetini çekmesi, kulun kendi hâline bırakılması demek.
Cevşen’deki İnce Vurgular
Cevşenü’l Kebir, sadece bir dua değil; kelimelerin yüreğe işlediği bir anlam atlasıdır. İlk sayfasında geçen şu dua tam da bu konunun kalbinde durur:
“Yâ men lâ yensâ men zekereh”
Ey kendisini zikredenleri unutmayan…
Bu ifade, Allah’ın zikriyle meşgul olan kullarını hiçbir zaman rahmetinden uzak tutmayacağını haber verir. Yani Allah bir kulu unutmaz; kul Allah’ı unutursa, işte o zaman “unutulmuş gibi” olur. Aslında terk edilen, kendi Rabbini terk edendir.
Hadiste Unutulmanın Cezası
Tirmizî’de geçen bir hadis de bu gerçeği pekiştirir:
“Kıyamet günü Allah kuluna şöyle der:
‘Ben sana göz, kulak, mal, evlat vermedim mi? Sana nimetlerimi sunmadım mı? Peki sen benimle bu buluşmayı hiç düşündün mü?’
Kul der ki: ‘Hayır!’
Allah buyurur: ‘Öyleyse bugün ben de seni unuturum; tıpkı senin beni dünyada unuttuğun gibi.’”
Buradaki “unutmak”, Allah’ın cezalandırıcı yönünü gösterir. Lütuf kapısının artık kapandığını, kulun kendi tercihiyle rahmetten uzaklaştığını gösterir. Aslında “unutulmak”, bir terk edilmişliktir.
Bir Tercih Meselesi: Hatırlanmak mı, Unutulmak mı?
Allah, rahmetiyle tüm varlığı kuşatmıştır. Ama bu rahmetin bir adresi vardır: zikreden, şükreden, yönelen kalpler.
Unutulmak istemiyorsan, sen de unutma! Zikrini diri tut, niyazını eksik etme. Çünkü Allah seni ancak sen O’nu anmayı bırakırsan “unutur.”
Gönlün Hatırladığı, Asla Unutulmaz
Unutulmak, bir ceza değil; bir sonucun adıdır. Kul, Rabbini ne kadar hatırlarsa; Rabbi onu rahmetiyle o kadar yâd eder. Ve unutma, Allah dilerse, unutulmuş bir gönlü bile yeniden hatırlatır.
Bir dua, bir nefes:
“Yâ Rabbi! Zikrinden mahrum bırakma bizi, senin tarafından unutulmuş olmak en ağır imtihandır…”
İlgili İçerikler
- İftarda Nasıl Beslenmeli? Doğru Yemek Seçimi ve Su Tüketimi
- Sahurda Kaç Bardak Su İçilmeli? Gün Boyu Susuzluğu Önleme Rehberi
- Sahurda Ne Yenir? Tok Tutan ve Sağlıklı Sahur Besinleri
TEK TIKLA İNDİR
Sosyal medya videolarını anında kaydet!
