
Hacerü’l-Esved, Kâbe’nin doğu köşesinde, yerden yaklaşık bir buçuk metre yükseklikte yer alan, İslam dünyasının en kutsal taşlarından biridir. İsminin anlamı Arapça’da “hacer” (taş) ve “esved” (siyah) kelimelerinden gelir. Yaklaşık 30 santimetre uzunluğundaki bu taşın, Cennet’ten indirilen yüce bir emanet olduğuna inanılır.
Hacerü’l-Esved’in Kökeni ve Cennetten İnişi
Rivayetlere göre Hacerü’l-Esved, ilk insan ve peygamber olan Hz. Âdem cennetten yeryüzüne indirildiğinde, meleklerin zikir seslerinden mahrum kaldı. Bunun üzerine Allah, Kâbe’nin bulunduğu yere bir Cennet yakutundan yapı indirdi. Bu yapının yanında Hacerü’l-Esved de gönderildi. Başlangıçta beyaz olan bu taş, zamanla günahkâr insanların ve hayızlı kadınların temas etmesiyle siyaha döndü.
Kâbe’nin İnşasında Rolü
Hz. İbrahim ve oğlu Hz. İsmail, Allah’ın emriyle Kâbe’yi yeniden inşa ederken Hacerü’l-Esved’i Ebû Kubeys Dağı‘ndan getirerek yerine yerleştirdiler. Böylece bu kutsal taş, Kâbe’nin bir parçası hâline geldi.
Hac ve Umre İbadetindeki Yeri
Tavaf ibadetine başlama ve bitirme noktası olarak kullanılan Hacerü’l-Esved, hacıların ve umre yapan Müslümanların büyük saygı gösterdiği bir taştır. Hz. Peygamber’in sünnetine uyarak, insanlar taşı öperek, elleriyle selamlayarak ya da uzaktan işaret ederek saygılarını sunar. Tavafa buradan başlamak sünnettir.
Tarihte Hacerü’l-Esved
Hacerü’l-Esved, İslam öncesi dönemde de Mekke halkı tarafından değer verilen kutsal bir semboldü. Kâbe’nin onarımı sırasında Arap kabileleri, bu kutsal taşı yerleştirme onurunu paylaşamayınca, son kararı verecek bir hakem aradılar. O sırada henüz peygamberliği bildirilmemiş olan Hz. Muhammed gelince, onu hakem seçtiler. O da taşı kendi ridâsına (paltosuna) koyup kabile liderlerine birlikte taşıttı ve kendi eliyle yerine yerleştirerek büyük bir çatışmayı önledi. Bu olay, Peygamberimizin Kâbe Hakemliği olarak tarihe geçmiştir.
Zarar Görmesi ve Onarımlar
Hacerü’l-Esved, tarihte birçok kez yangın, saldırı ve tahribata maruz kalmıştır. Özellikle 929 yılında Karmatîler tarafından çalınıp Bahreyn’e götürülmüş, 22 yıl sonra tekrar Mekke’ye iade edilmiştir. Farklı dönemlerde taşın kopan parçaları, koruma altına alınarak gümüş muhafazalara yerleştirilmiştir. Bu muhafazaların en sonuncusu, Osmanlı Padişahı Sultan Abdülmecid tarafından yaptırılmıştır ve günümüzde hâlen kullanılmaktadır.
İstanbul’daki Hacerü’l-Esved Parçaları
Kutsal taşın bazı küçük parçaları Osmanlı döneminde İstanbul’a getirilmiş ve şu camilerde muhafaza altına alınmıştır:
- Sokullu Mehmet Paşa Camii (mihrap, minber, giriş)
- Kanuni Sultan Süleyman Türbesi (giriş kısmı)
Bu parçalar altın çerçevelerle süslenmiş ve yüksek manevi değerleriyle korunmaktadır.
Hz. Ömer’in Sözü
Hz. Ömer, Hacerü’l-Esved’e yaklaşarak şöyle demiştir:
“Ey taş! Senin zararın da yoktur, faydan da. Eğer Resûlullah’ın seni öptüğünü görmeseydim, ben de seni öpmezdim.”
İlgili İçerikler
- KDV Hesaplama 2026 | Online KDV Hesaplayıcı (Dahil / Hariç)
- Kredi Hesaplama 2026 | Aylık Taksit ve Toplam Ödeme Hesaplayıcı
- Vücut Kitle İndeksi (VKİ) Hesaplama | Online BMI Hesaplayıcı
TEK TIKLA İNDİR
Sosyal medya videolarını anında kaydet!
