Ana SayfaYerelMekanlarRumkale: Fırat'ın Sularında Yüzen Tarih Hazinesi

Rumkale: Fırat’ın Sularında Yüzen Tarih Hazinesi

Fırat Nehri’nin mavi sularına yansıyan ihtişamıyla büyüleyen Rumkale, Gaziantep’in saklı kalmış bir tarih mücevheri. Yavuzeli ilçesinde, Merzimen Çayı’nın Fırat’la kavuştuğu noktada yükselen bu antik kale, sarp kayalıklar üzerinde asırlara meydan okuyor. Hititlerden Bizans’a, Ermeni krallıklarından Osmanlı’ya kadar sayısız medeniyetin izlerini taşıyan Rumkale, adeta bir açık hava arkeoloji müzesi niteliğinde.

Doğanın ve tarihin büyüleyici bir uyumla buluştuğu bu eşsiz mekân, ziyaretçilerini hem görsel bir şölene hem de zamanda yolculuğa davet ediyor. Tekne turuyla ulaşılan kale, suyun üzerinde yüzen bir yapı izlenimi veren mimarisiyle fotoğraf tutkunlarının da vazgeçilmez adreslerinden.

İşte Rumkale’yi keşfetmek için bilmeniz gerekenler:

  • Nasıl gidilir?
  • Tarihi önemi nedir?
  • Görülmesi gereken noktalar hangileri?
  • Ziyaret için ideal zaman ne zaman?

Fırat’ın mavi sularına yazılmış bu tarih destanını keşfetmeye hazır mısınız?

Rumkale: Fırat'ın Sularında Yüzen Tarih Hazinesi

Tarihin Derinliklerinde Bir Kale: Rumkale

Rumkale, Gaziantep şehir merkezinden (yazarın eklemediği boşluklar), Yavuzeli’nden ise (yazarın eklemediği boşluklar) uzaklıkta, Merzimen Çayı’nın Fırat Nehri ile birleştiği stratejik bir konumda yer alıyor. Buraya ulaşım oldukça kolay; Kasaba köyünden veya Şanlıurfa’nın Halfeti ilçesinden kalkan teknelerle bu eşsiz yapıya rahatlıkla erişebilirsiniz. Tarihi boyunca Şitamrat, Kal-a Rhomayta, Hromklay, Ranculat, Kal-at el Rum, Kal-at el Müslimin, Kale-i Zerrin (Altın Kale) gibi pek çok isimle anılan Rumkale, her adıyla farklı bir dönemin izlerini taşıyor.

Kale, Fırat ve Merzimen kıyılarından itibaren dimdik yükselen sarp kayalıklar üzerine adeta oyulmuş gibi duruyor. 1838’de Rumkale’yi ziyaret eden Moltke’nin “kayalığın nerede bittiğini, insan eserinin nerede başladığını söyleyebilmek çok zor” sözü, kalenin doğayla olan uyumunu mükemmel bir şekilde özetliyor. Kale, iki ana beden halinde inşa edilmiş. İlk beden, doğal kayalığın ustalıkla yontulmasıyla oluşturulmuş bir doğal sur görevi görüyor. İkinci beden ise bu doğal surun üzerine sert kalker kesme taşlarla yükseltilmiş sur duvarlarından oluşuyor. Özellikle kuzey ve doğu surlarında yer alan dikdörtgen planlı 7 burç ve çok sayıda mazgal pencere, kalenin savunma mimarisindeki gücünü gözler önüne seriyor. Kalenin güneyindeki kayalık uzantı, 12. yüzyılda 30 metre derinliğinde ve 20 metre genişliğinde oyularak bir uçurum (hendek) haline getirilmiş, böylece karadan kaleyle olan direkt bağlantısı kesilerek savunma gücü artırılmış. Yaklaşık 120 metre genişliğinde ve 200 metre uzunluğundaki bir alanı kaplayan bu heybetli yapı, bir zamanlar Halfeti ile Gaziantep arasında sınır oluşturan Fırat Irmağı kıyısında yer alırken, günümüzde üç yanı baraj gölüyle çevrili bir yarımada görünümünde. Kalenin eteklerinde ise geçmişte aşağı şehir bulunmaktaydı.


Rumkale’nin Gizemli Girişleri ve Yapıları

Rumkale’nin doğu ve batıdan olmak üzere iki ana giriş kapısı bulunuyor. Doğu girişi Fırat Nehri’ne, batı girişi ise Merzimen Çayı’na doğru konumlandırılmıştı. Günümüzde yalnızca ayak kalıntıları görülebilen bir köprü, batı girişinden karayla bağlantıyı sağlarken, buradan patika bir yolla kalenin ana giriş kapısına ulaşılıyor. Batı cephesinde, yol üzerine 20 metre aralıklarla inşa edilmiş 4 kule şeklindeki kapı, kalenin savunmasını güçlendiriyordu. Kuzeyden itibaren ilk kapı dikdörtgen planlı olup, Nöldeke’nin bahsettiği gibi burada bir türbe ve iskele bulunuyordu. İkinci kapı kareye yakın dikdörtgen planlı ve yarım daire şeklindeyken, üçüncü kapı tahrip olmuş durumda. Dördüncü kapı ise kare planlı ve haç tonozlu bir yapıya sahip. Kalenin Fırat’a bakan doğu cephesindeki beşinci kapı ise dikdörtgen biçimli olup, içte biri yuvarlak, diğeri sivri kemerli iki niş içine alınmış.

Kalede beden duvarları ve burçların yanı sıra, günümüzde görülebilen kalıntılar arasında Şair Aziz Nerses Kilisesi, Barşavma Manastırı, su sarnıçları ve su kuyusu dikkat çekiyor. Özellikle Fırat Nehri’nden su temin etmek amacıyla yapıldığı bilinen 8 metre genişliğinde ve yaklaşık 75 metre derinliğindeki kuyu, basamaklarla nehir seviyesine kadar iniyor ve gizli bir geçit olduğu rivayet ediliyor. Kuyunun silindirik iç yüzünde kayanın oyulmasıyla helezonik bir merdiven oluşturulmuş. Kale içerisinde işlevi tespit edilemeyen birçok yapı kalıntısı da mevcut. Kaledeki yapıların büyük bir kısmı, ana kayanın oyulması ve düzleştirilmesiyle inşa edilmiş. Surlarda ve burçlarda moloz taş örgü malzemesi, büyük boyutlu düzgün kesme taşlar kaplama malzemesi olarak, kemerlerde ise tuğla görünümlü kesme taşlar kullanılmış.

Şair Aziz Nerses Kilisesi

Rumkale’nin güneyinde yer alan hükümranlık kilisesi, 1173 yılında Şair Aziz Nerses tarafından yaptırılmış. 18. yüzyılda Rumkale’yi ziyaret eden Richard Peacock, bu yapıdan “Gotik” tarzda küçük ama güzel bir kilise olarak bahsetmiş. Doğu-batı doğrultusundaki kilise, dikdörtgen planlı, üç nefli ve üç apsisli olup, batısında narteks bulunuyor. Absisin sadece doğu cephesinin bir bölümü toprak üzerinde görülebiliyor. Doğu cephesinin ortasında yer alan silmeli çerçevenin iki yanında, benzer kabartmalı levhalar yer alıyor. Sol levhada haç ve rumi süslemenin olduğu kabartmanın altında başlarını geriye çevirmiş karşılıklı duran iki aslan, sağ levhada ise iki palmet arasında başını sağa çevirmiş, kanatlarını açmış bir kartal kabartması bulunuyor. Bu kilise, İslami dönemde cami olarak da kullanılmış.

Barşavma Manastırı

Kale içinde kuzeyde yer alan Barşavma Manastırı, 13. yüzyılda Yakubi azizi Barşavma tarafından kendi adına inşa ettirilmiş. Birbirine bitişik iki yapıdan bazı bölümleri günümüze ulaşmış durumda. Kuzey cephesi kaya kütlesiyle bütünleşmiş olan kare planlı yapı, haç tonozlarla örtülmüş. Duvarlarda büyük taş bloklar halinde kesme taşlar, payelerde ve batı mekanın kapısında düzgün kesme taşlar, kemerlerde ve örtü sisteminde ise tuğla görünümlü kesme taşlar bu yapıda da kullanılmış. Yakınında bir de kuyu mevcut.


Rumkale’nin Kadim Geçmişi

Kalede toprak üstündeki yapılar genel olarak 12-14. yüzyıllar arasına aitken, en eski yapının hendek olduğu belirtiliyor. Fırat Nehri boyunca bulunan çakmak taşından yapılmış aletler ve diğer kalıntılar, insanların Rumkale ve çevresinde Yontma Taş (Paleolitik) Dönemi’nden beri yerleşim kurduğunu kanıtlıyor. Bu dönemden sonraki iskan yerleşimleri ise Fırat vadisinde Tunç Çağı’ndan başlayıp Kalkolitik Dönem’e kadar uzanan höyüklerle takip ediliyor. Rumkale ve çevresiyle ilgili antik kaynaklardaki ilk bilgiye, Asur Kralı III. Salmanazar’ın MÖ 856’da zaptettiği “Şitamrat” yerleşimiyle ulaşılıyor ve bu yerin Rumkale olduğu düşünülüyor. Rumkale çevresi, bölgesel stratejik konumu nedeniyle Med, Pers, Helenistik ve Roma dönemlerinde de önemli bir yerleşim yeri olmuş.

Hz. İsa’nın havarilerinden Johannes (Yuhanna)’in Roma döneminde Rumkale’yi mesken tutarak kayadan oyma bir odada İncil’in nüshalarını çoğalttığı rivayet edilir. 11. yüzyılda “Hromgla” adıyla önemli bir konuma sahip olan Rumkale, 1113’te III. Grigoris tarafından Joscelin’in dul karısından satın alınmış ve katolikosluk (başpiskoposluk) makamı buraya yerleştirilmiş. Şair Aziz Nerses, mezheplerin birleştirilmesi amacıyla imparator elçileri, Kayşum ve Yakubi baş patrikleri ile Rumkale’de toplantılar düzenlemiş. 13. yüzyılda Rumkale’de çok sayıda Yakubi’nin bulunması nedeniyle Yakubi Patriği II. Ignace, Rumkale’de bir kilise inşa ettirmiş ve sonraları kaleyi patriklik makamı olarak seçmiş. 1279’da kaleyi kuşatan Memlükler, bu aşamada kaleyi zapt edememişlerdir. Ancak Memlük Sultanı Melik el-Eşref 1292’de Rumkale’yi tekrar kuşatmış ve fethi gerçekleştirmiş. Sultanın emriyle Suriye naibi Sancar Suca tarafından tamir ettirilen Rumkale, “Kal’at el Müslimin” adını almış, daha sonraları ise “Kale-i Zerrin” (Altın Kale) olarak anılmıştır. Rumkale, Memlükler zamanında yeniden uç kalesi olarak kullanılmış olsa da, eski parlak dönemini bir daha yaşayamamıştır.

1516’da Osmanlıların eline geçen Rumkale, Halep Eyaleti’nin Birecik Sancağı’na bağlı bir kaza haline getirilmiş. 17. yüzyılda Evliya Çelebi, Rumkale’nin bir tepe üstünde sağlam bir kale olduğunu, dışarıda cami, han, hamam ve küçük bir çarşısı bulunduğunu belirtir. Katip Çelebi de burasının bahçe ve meyvelerinin bolluğunu vurgulamıştır. Rumkale; üç yanı zümrüt yeşili göl ve bunu çevreleyen dik, sarp kayalık tepelerle çevrili, doğa ve insan harikası bir yerdir.


Rumkale’ye Nasıl Gidilir?

Rumkale’ye ulaşım için iki ana güzergah bulunuyor:

  1. Gaziantep’ten: Gaziantep’in Yavuzeli ilçesinden doğuya doğru yaklaşık (yazarın eklemediği boşluklar) kilometre gidince, Kasaba köyünün güney eteğindeki Rumkale’nin karşı kıyısına ulaşılır. Rumkale’ye geçmek için Kasaba köylülerine ait küçük balıkçı teknelerini ve Gaziantep Valiliği’ne ait tekneyi kullanabilirsiniz.
  2. Şanlıurfa’dan: Şanlıurfa’nın Halfeti ilçesinden teknelerle kaleye doğrudan ulaşım sağlanır.

Hangi güzergahı seçerseniz seçin, Rumkale’den yıllarca unutamayacağınız güzelliklerle dolu anılarla geri döneceğinize emin olabilirsiniz.


Etiketler: Rumkale, Gaziantep, Yavuzeli, Halfeti, Fırat Nehri, Tarihi Kale, Gezi Rehberi, Turistik Yer, Antik Dönem, Memlükler, Osmanlı, Kilise, Manastır, Su Kuyusu, Sarnıç, Tarihi Yapılar, Merzimen Çayı, Tekne Turu, Kültürel Miras

İlgili İçerikler

BEDAVA ✨
⬇️

TEK TIKLA İNDİR

Sosyal medya videolarını anında kaydet!

📸 Instagram 🎵 TikTok 🐦 Twitter/X
✅ Video İndir ✅ Fotoğraf İndir ✅ Reels Kaydet
Short Video Downloader
Hesap açma yok. Reklam yok. Sadece indir.
Google Play'den İndir
RELATED ARTICLES

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Most Popular