Akdeniz’in turkuaz suları ile buluştuğu Fethiye-Kalkan arasında, Xanthos Vadisi’nin güneybatı ucunda yer alan Patara Antik Kenti, sadece tarihi kalıntılarıyla değil, aynı zamanda doğal güzellikleriyle de büyüler. Günümüzdeki Gelemiş Köyü sınırları içinde bulunan bu antik kent, Likya’nın en önemli ve en eski şehirlerinden biri olmanın yanı sıra, dünyada Caretta Caretta kaplumbağalarının milyonlarca yıldır yumurtalarını bırakıp yavrularını dünyaya getirdiği ender sahillerden biri olarak da ayrı bir öneme sahiptir. Peki, tarihi M.Ö. 13. yüzyıla dek uzanan ve birçok medeniyete ev sahipliği yapmış bu büyüleyici kentte sizi neler bekliyor? Gelin, hem tarihin derinliklerine ineceğimiz hem de doğanın eşsiz güzelliklerini keşfedeceğimiz Patara Antik Kenti’nin gizemli dünyasına birlikte yolculuk yapalım.

Patara Antik Kenti’nin Derin Tarihi
Patara’nın tarihi, M.Ö. 13. yüzyıla ait Hitit metinlerinde şehrin adının “Patar” olarak geçmesiyle başlar. Tepecik Akropolü’nde bulunan Orta Tunç Çağı seramik parçaları ve Demir Çağı öncesine ait taş baltalar, Patara’nın köklü geçmişine ışık tutar. Xanthos Vadisi’nde denize açılabilecek tek yer olması, Patara’nın tarih boyunca önemini korumasını sağlamıştır. Yazıt ve sikkelerde de Likya dilindeki adının Patara olarak geçtiği görülmektedir.
Helenistik Dönem ve Roma İmparatorluğu’nda Patara:
- M.Ö. 3. yüzyılda Ptolemaios egemenliğine girmesiyle Likya’nın önder kenti konumuna yükselmiştir.
- M.Ö. 2. yüzyılın başında Seleukos Krallığı’nın kontrolüne geçmesiyle Likya’nın başkenti olarak kabul görmüştür. Bu durum, M.Ö. 167/168 yılında Patara’nın Roma’ya karşı özerkliğini ve Rhodos’a karşı bağımsızlığını kazanmasıyla resmileşerek, Likya Birliği’nin başkenti olmuştur. Bu dönemde inşa edilen Meclis Binası ve Tiyatro gibi anıtsal yapılar, kentin bu stratejik önemine işaret eder.
- Roma egemenliğine geçtikten sonra da Patara önemini yitirmemiş, Roma Valiliklerinin adli işlerini gördüğü bir merkez ve Roma’nın doğu eyaletleriyle bağlantısını kurduğu önemli bir deniz üssü olarak varlığını sürdürmüştür.
- M.S. 43 yılında Likya, Roma eyaleti olurken, M.S. 74’te Likya ile Pamphylia birleştirilerek tek eyalet haline getirilmiş ve Patara’nın başkentliği devam etmiştir.
Erken Hristiyanlık ve Bizans Dönemi:
- Apollon’un önemli bir kehanet merkezi olarak ün yapmış olan Patara, aynı zamanda Anadolu’dan Roma’ya nakledilen tahılların depolandığı ve saklandığı bir limandı.
- Bizans Dönemi’nde de önemini koruyan kent, Hristiyanlar için önemli bir merkez olmuştur. “Noel Baba” olarak bilinen Saint Nicholaos, Pataralı’dır.
- Ayrıca St. Paul, Roma’ya gitmek için Patara’dan gemiye binmiştir.
- İmparator Konstantin’in başkanlık ettiği M.S. 325’teki İznik Konsülü’nde Lykia’nın tek imza yetkilisi olan Piskopos Eudemos’un Patara Piskoposu olması, kentin bu devirde de gözde olduğunun kanıtıdır.
- Orta Çağ boyunca önemini sürdüren Patara, Türklerin gelişiyle de önemli bir merkez olarak günümüze ulaşmıştır.
Patara Antik Kenti’nde Gezilecek Yerler ve Kalıntılar
Günümüzde Patara Antik Kenti’ne giriş, görkemli ve çok iyi korunmuş Roma Zafer Takı’ndan yapılmaktadır. M.S. 100’lü yıllarda bölge valisi adına inşa edildiği kitabelerden anlaşılmaktadır. Tak’ın batısındaki tepenin yamaçlarında, Likya tipi lahitlerin bulunduğu geniş bir mezarlık alanı uzanır.
Kentin en güney ucunda Kurşunlu Tepe’ye yaslanmış olan tiyatronun, depremden sonra M.S. 147 yılında yeniden inşa edildiği yazıtlardan anlaşılmaktadır. Tiyatronun yaslandığı Kurşunlu Tepe, şehrin genel görünümünü seyretmek için en güzel köşedir. Buradan şehrin diğer önemli kalıntıları rahatlıkla görülebilir:
- Vespasian Hamamı: Roma dönemine ait büyük bir hamam yapısı.
- Korinth Tapınağı: Roma mimarisinin zarif bir örneği.
- Ana Cadde: Antik kentin merkezini oluşturan, bir zamanlar hareketli olan ticaret yolu.
- Liman: Patara’nın ticari ve stratejik öneminin kalbi.
- Tahıl Ambarı (Granarium): Tepenin kuzeybatısındaki bataklığın arkasında yer alan bu anıtsal yapı, İmparator Hadrian ve eşi Sabina tarafından M.S. 2. yüzyılda inşa ettirilmiştir ve Patara’nın en iyi korunmuş yapılarından biridir.
- Parlamento Binası: Tiyatronun kuzeyinde yer alan bu yapı, Likya Birliği’nin başkenti olan Patara’nın önemli toplantılarına ev sahipliği yapmıştır.
Şehrin suyu, yaklaşık 20 kilometre kuzeydoğusundaki İslamlar Köyü yakınlarında, Kızıltepe yamacındaki kayalıktan getirilmiştir. Kaynakla şehir arasında, Fırnaz iskelesinin kuzeyindeki ve halk arasında “Delik Kemer” olarak adlandırılan bölüm, su yollarının en anıtsal bölümüdür ve antik mühendisliğin harika bir örneğidir.
Patara Antik Kenti’ne Nasıl Gidilir?
Antalya’nın Kaş ve Kalkan ilçelerine oldukça yakın konumda bulunan Patara Antik Kenti’ne ulaşım oldukça kolaydır.
- Minibüsle: Kaş’tan ve Kalkan’dan kalkan Patara dolmuşları ile doğrudan antik kente ulaşım sağlayabilirsiniz.
Adres: Patara Antik Kenti, Kaş, Kalkan, Antalya
Etiketler: Antalya gezilecek yerler, Patara Antik Kenti, antik kent, kültür turizmi, Patara, Kaş, Kalkan, Likya, Caretta Caretta, tarihi yerler, Noel Baba, Saint Nicholaos, Roma Zafer Takı, tahıl ambarı, Patara plajı, doğal güzellikler.
İlgili İçerikler
- Mama Hatun Külliyesi Nerededir ve Mimari Özellikleri Nelerdir?
- Cacabey Medresesi Nerededir ve Tarihi Önemi Nedir?
- Cehennem Deresi Kanyonu Nerede ve Nasıl Gidilir? Artvin Ardanuç Gezi Rehberi
TEK TIKLA İNDİR
Sosyal medya videolarını anında kaydet!
