Ankara’nın kalbinde, tarihin derinliklerinden günümüze uzanan eşsiz bir yolculuğa çıkmaya hazır mısınız? Anadolu Medeniyetleri Müzesi, sadece Türkiye’nin değil, dünyanın en önemli arkeoloji müzelerinden biri olarak kabul ediliyor. Başkent Ankara’nın Ulus semtinde, tarihi Ankara Kalesi’nin eteklerinde konumlanan bu büyüleyici müze, iki görkemli Osmanlı yapısı olan Mahmut Paşa Bedesteni ve Kurşunlu Han’ı modern bir işlevle bir araya getiriyor. 1997 yılında “Avrupa’da Yılın Müzesi” unvanını kazanan ve kendine özgü koleksiyonlarıyla dikkat çeken bu müze, Anadolu’nun zengin geçmişini Paleolitik Çağ’dan günümüze kronolojik bir sergiyle gözler önüne seriyor. Bu yazımızda, Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nin tarihi dokusunu, barındırdığı paha biçilmez eserleri ve ziyaretçilere sunduğu eşsiz deneyimi keşfedeceğiz.

Anadolu Medeniyetleri Müzesi Nerede ve Tarihi
Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Ankara’nın tarihi Ulus semtinde, Atpazarı olarak bilinen mevkide, Ankara Kalesi’nin güneydoğu dış duvarının bitişiğinde yer almaktadır. Müze, iki Osmanlı dönemi yapısı olan Mahmut Paşa Bedesteni ve Kurşunlu Han’ın restore edilip yeniden işlevlendirilmesiyle oluşturulmuştur.
Mahmut Paşa Bedesteni’nin, Fatih dönemi başvezirlerinden Mahmut Paşa tarafından 1464-1471 yılları arasında inşa edildiği tahmin edilmektedir. Kurşunlu Han ise yine Fatih dönemi başvezirlerinden Mehmet Paşa’nın İstanbul Üsküdar’daki imaretine vakıf olarak yaptırılmıştır.
1881 yılındaki yangın sonrasında terk edilen bu iki tarihi yapı, Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatıyla Anadolu’dan toplanan arkeolojik eserlerin sergilenmesi amacıyla uzun süreli yenileme çalışmalarına tabi tutulmuştur. Bedestenin orta bölümündeki kubbeli kısmın onarımı 1940 yılında tamamlanarak eserler yerleştirilmeye başlanmış, 1943 yılında binaların onarımı devam ederken müzenin orta bölümü ziyarete açılmıştır. Müze, son şeklini 1968 yılında almıştır. Bugün Kurşunlu Han idari bina olarak kullanılırken, Mahmut Paşa Bedesteni teşhir salonu olarak hizmet vermektedir.
Anadolu Medeniyetleri Müzesi, sahip olduğu tarihi yapılar ve köklü geçmişiyle 19 Nisan 1997 tarihinde İsviçre’nin Lozan kentinde düzenlenen törende, 68 müze arasından birinci seçilerek “Avrupa’da Yılın Müzesi” unvanını kazanmıştır.
Müze Koleksiyonu: Anadolu’nun Derin Tarihi
Bugün kendine özgü koleksiyonları ile dünyanın sayılı müzeleri arasında yer alan Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde, Anadolu arkeolojik eserleri Paleolitik Çağ’dan başlayarak günümüze kadar kronolojik bir sırayla sergilenmektedir.
Paleolitik Çağ Bölümü (Gezilebilecek Süre: 10 dk.)
Anadolu’da günümüzden 1.000.000 yıl önce başlayıp, 11.000 yıl önce sona eren Paleolitik Çağ; Alt, Orta, Üst ve Epipaleolitik olmak üzere dört döneme ayrılır. Üretimi henüz bilmeyen Paleolitik Çağ insanları, yaşadıkları ortamda bulunan yabani sebze, meyve ve kökler ile avladıkları hayvanları tüketerek beslenmişlerdir. Hayvanları avlamada ve bitki köklerini toplamada taştan yaptıkları aletleri kullanmışlardır. Paleolitik’ten Neolitik’e geçişte yer alan Epipaleolitik Dönem, mikrolitik aletlerle karakterizedir. Mikrolitik olarak adlandırılan minik taş aletler, silah olarak kullanılmıştır. Kuvars, çakmaktaşı ve radyolaritten yapılmış yontma taş aletleri ve çekirdekleri bu bölümde görebilirsiniz.
Neolitik Çağ Bölümü (Gezilebilecek Süre: 10 dk.)
MÖ 10.000 ve 5.500 tarihleri arasında Çanak-Çömleksiz ve Çanak-Çömlekli Neolitik olarak iki dönemden oluşan bu çağ, müzede Çatalhöyük ve Hacılar eserleri ile temsil edilmektedir. Avcılık ve toplayıcılığın yanı sıra ilk üretimci köy hayatının başladığı Neolitik Çağ’da tarım başlamış, hayvanlar evcilleştirilmiştir. Belirli bir uzmanlık gerektirecek insan ve hayvan figürinleri, süs eşyaları, kemik, çakmaktaşı ve obsidiyen aletlerle birlikte pişmiş toprak ve taş kapları da bu bölümde görebilirsiniz. Çatalhöyük’te bulunan ve dünyanın ilk şehir planı olma özelliğini taşıyan duvar resminde, birbirine bitişik düzende dörtgen yapılardan oluşan köyün arkasında volkanik Hasan Dağı’nın tasvir edildiği düşünülmektedir.
Kalkolitik Çağ Bölümü (Gezilebilecek Süre: 10 dk.)
MÖ 5.500-3.000 tarihleri arasında köyden kentleşmeye doğru giden süreci anlatan Kalkolitik Çağ, Anadolu’nun bölgesel farklılık gösteren sosyo-ekonomik yapısını yansıtan kültür çeşitliliğini içermektedir. Yönetici sınıfı ve zanaatkarların ortaya çıktığı Kalkolitik Çağ için en önemli değişim, maden işçiliğinin başlamasıdır. Köyler giderek kalabalıklaşmış, tarım ve hayvancılığın yanı sıra dokumacılık ve seramik üretimi artmıştır. Bu bölüm ağırlıkla Hacılar olmak üzere, Canhasan, Tilkitepe, Alacahöyük, Alişar ve Karaz eserlerinden oluşmaktadır. Hacılar’ın iyi pişirilmiş, perdahlı, kırmızı astarlı, zengin geometrik desenli kaplarını, Canhasan’ın bakırdan asa başını, özel mülkiyet düşüncesinin geliştiğini gösteren Alişar’ın metal ve taş mühürlerini Kalkolitik Çağ bölümünde görebilirsiniz.
Erken Tunç Çağı Bölümü (Gezilebilecek Süre: 15 dk.)
MÖ 3000-1950 yıllarına tarihlenen bu dönem müzede; Alacahöyük, Horoztepe, Eskiyapar, Karaoğlan, Ahlatlıbel, Beycesultan, Karataş-Semayük, Hasanoğlan başta olmak üzere Türkiye’nin birçok yöresindeki Erken Tunç Çağı merkezinden gelen eserlerle temsil edilmektedir. Kent devletlerinin kurulması ile köy hayatı kentlere taşınmış, yerel beylikler kurulmuştur. Bakıra kalay katılması ile tuncun elde edilmesi, madenciliğin hayatın her alanında etkili olmasını sağlamıştır. Bu bölümde Alacahöyük ve Horoztepe Kral Mezarları ile Eskiyapar yerleşim alanında tunç, altın, gümüş gibi madenlerden yapılmış dini törensel objeler, takılar ve madeni kapları görebilirsiniz. Horoztepe ve Hasanoğlan heykelcikleri de bu bölümdeki önemli eserlerdendir.
Asur Ticaret Kolonileri Bölümü (Gezilebilecek Süre: 10 dk.)
MÖ 2. binin başında Anadolu’da Asur Ticaret Kolonileri Dönemi yaşanmıştır. Yaklaşık 200 yıllık bir süreyi kapsayan bu dönem, Anadolu’da Orta Tunç Çağı’nın da başlangıcıdır. Ticaret yapmak amacıyla Anadolu’ya gelen Asurlu tüccarlar, Sümerlerden öğrendikleri ve kullandıkları çivi yazısını da beraberinde getirmişler ve Anadolu’da yazılı tarih başlamıştır. Kültepe, Acemhöyük, Alişar ve Boğazköy kazılarında bulunmuş olan pişmiş toprak ve taş kaplar, mühürler, heykelcikler, altın eşya ve takılar, tunç aletler ve silahlar bu bölümde görülebilir. Anadolu’nun en eski yazılı belgeleri olan Kültepe tabletleri, hayvan biçimli törensel kaplar (ritonlar), Kaniş Kralı Anitta’ya ait çivi yazılı tunç hançer ve Acemhöyük’te bulunmuş olan fildişi kutu özellikle görülmesi gereken eserlerdir.
Hitit Bölümü (Gezilebilecek Süre: 10 dk.)
MÖ 1750-1200 yılları arasında Anadolu’da hüküm süren Hitit Devleti, Anadolu’nun merkezi sistemle idare edilen ilk devletidir. Temeli Asur Ticaret Kolonileri Dönemi’ne dayanan Hitit sanatı, büyük bir imparatorluğun kazanımları ile zenginleşmiş ve Anadolu dışındaki uygarlıklarda benzeri bulunmayan özgün bir sanattır. Başkent Boğazköy, İnandık, Eskiyapar, Alacahöyük, Alişar, Ferzant ve Maşathöyük önemli Hitit merkezleridir. Hitit kabartmalı vazo geleneğinin en güzel örneklerinden olan İnandık Vazosu, fildişi, altın ve tunçtan yapılmış tanrı ve tanrıça heykelcikleri, büyük boyutlu hayvan biçimli törensel kaplar, çivi yazılı kil tabletler, Hitit kral ve kraliçelerine ait mühür baskılarının yanı sıra Anadolu’daki tek örnek olan tunç tablet ve Mısır kraliçesi Nefertiti tarafından Hitit kraliçesi Puduhepa’ya yazılmış dostluk mektubu bu bölümde özellikle görülmesi gereken eserlerdir.
Frig Bölümü (Gezilebilecek Süre: 10 dk.)
Bu bölümde MÖ 1200 yılında Hitit İmparatorluğu’nun yıkılmasından sonra hemen hemen tüm kültür öğelerinde köklü değişikliklerin fark edildiği eser grupları sergilenmektedir. Bu değişim, Anadolu’ya gelen yeni bir topluluğun da işaretidir. Seramik formlarında ve süsleme sanatındaki farklılığın yanı sıra Friglerin özellikle maden ve ahşap işçiliğinde ne denli ileri bir düzeyde oldukları görülmektedir. Bu bölümde ağırlıklı olarak başkent Gordion Tümülüsleri olmak üzere Alişar, Boğazköy, Kültepe, Pazarlı ve Maşathöyük gibi merkezlerden gelen eserler sergilenmektedir. Tunç kazanlar, hayvan başı şeklindeki situlalar, Friglere özgü fibulalar, omphaloslu phiale-göbekli taslar, ahşap servis masası ve hayvan biçimli minyatür oyuncaklar ile pişmiş toprak kaz biçimli ritonlar bölümün dikkat çeken eserleridir.
Urartu Bölümü (Gezilebilecek Süre: 10 dk.)
Bu bölümde MÖ 900-600 tarihleri arasında Doğu Anadolu’da kurulan Urartu Devleti’ne ait Van-Altıntepe, Ağrı-Patnos, Erzincan-Altıntepe, Van-Toprakkale, Muş-Kayalıdere ve Adilcevaz ile Giyimli köyünden bulunan eserler sergilenmektedir. Madencilik ve mimari açısından ileri düzeye ulaşan Urartular, kendilerine özgü tapınakları ve saraylarındaki çok sütunlu kabul salonları, baraj, gölet, sulama kanalları ve yaptıkları yollarla mimari başarılarını göstermişlerdir. Urartu Bölümünde; tunçtan ve fildişinden yapılmış mobilya aksamları ve süsleri, tunç kemerler, adak levhaları, gümüş ve tunç iğneler, fibulalar, bilezikler, çeşitli taşlardan yapılmış kolyeler, süs eşyaları, çeşitli kap örnekleri, koşum takımları, savaş aletleri ve demirden yapılan tarım aletlerini görebilirsiniz. Altıntepe kazılarında bulunan ve bu bölümde sergilenen, yüzden fazla fildişi plakanın birleşmesinden oluşmuş yatar vaziyetteki aslan, Ön Asya’nın fildişinden yapılmış en büyük aslan heykelciğidir.
Taş Eserler Salonu (Gezilebilecek Süre: 20 dk.)
Bu salonda Hitit İmparatorluk Dönemi Alacahöyük kabartmaları (M.Ö. 14. yüzyıl), Geç Hitit Beylikleri Dönemi ortostatları (MÖ 1200-700), Malatya, Kargamış, Sakçagözü, Zincirli gibi beyliklerden gelen eserlerle, Frig kabartmaları (MÖ 1200-700) ise Ankara civarında bulunmuş olanlar ile temsil edilir. Hitit sanatında heykeltıraşlık mimari ile kaynaşmıştır. Özellikle kapı girişleri yarı heykel biçimli hayvan kabartmaları ve anıtsal yapıların ön cephelerinin alt sıraları “ortostat” olarak adlandırılan kabartmalı taş bloklarla kaplanmıştır. Friglerde ise kabartmalar mezar girişlerini süslemiştir. Elinde nar tutan ve boynuzlu Tanrıça Kubaba ortostatı ile Asur etkisinde yapılmış Kral Mutallu heykeli görülmesi gereken Geç Hitit eserlerindendir.
Anadolu Medeniyetleri Müzesi Ziyaret Bilgileri
- Tür: Müze
- Turizm Türü: Kültür Turizmi
- Nasıl Gidilir: Anadolu Medeniyetleri Müzesi’ne ulaşım için Ulus Heykel’den Ankara Kalesi’ne doğru hiç sapmadan devam ettiğinizde yol sizi müze girişine çıkaracaktır.
- Adres: Gözcü Sokak No: 2 Ulus, Ankara
- Telefon: 0 (312) 324 31 60
- Faks: 0 (312) 311 28 39
- E-Posta: [email protected]
Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Anadolu’nun kadim medeniyetlerinin izlerini sürmek isteyen herkes için mutlaka görülmesi gereken bir duraktır. Bu tarihi mekanda, binlerce yıllık geçmişin fısıltılarına kulak vererek eşsiz bir kültürel deneyim yaşayabilirsiniz.
Etiketler: Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Ankara, Ulus, Mahmut Paşa Bedesteni, Kurşunlu Han, Avrupa’da Yılın Müzesi, Paleolitik Çağ, Neolitik Çağ, Kalkolitik Çağ, Erken Tunç Çağı, Asur Ticaret Kolonileri, Hitit, Frig, Urartu, Taş Eserler, Çatalhöyük, arkeoloji, müze, kültür turizmi, Ankara gezilecek yerler.
İlgili İçerikler
- Mama Hatun Külliyesi Nerededir ve Mimari Özellikleri Nelerdir?
- Cacabey Medresesi Nerededir ve Tarihi Önemi Nedir?
- Cehennem Deresi Kanyonu Nerede ve Nasıl Gidilir? Artvin Ardanuç Gezi Rehberi
TEK TIKLA İNDİR
Sosyal medya videolarını anında kaydet!
