Kelepçeletmek, Farsça kökenli bir fiil olup birine kelepçe takılmasını sağlamak veya birini kelepçeleyerek gözaltına aldırmak anlamına gelir. Genellikle kolluk kuvvetlerinin bir şüpheliyi alıkoyma veya tutuklama eylemleri bağlamında kullanılır. Bu eylem, yasal süreçlerin önemli bir parçasıdır.
Günlük dilde özellikle güvenlik, hukuk ve adalet gibi alanlarda sıkça duyduğumuz ‘kelepçeletmek’ eylemi, bir kişinin özgürlüğünü kısıtlayıcı önemli bir tedbiri ifade eder. Kolluk kuvvetlerinin yetkileri dahilinde gerçekleştirdiği bu işlem, şüphelilerin kaçmasını önlemek amacıyla uygulanır. Bu detaylı incelemede, ‘kelepçeletmek’ fiilinin derinlemesine anlamını, kökenini ve farklı kullanım bağlamlarını keşfedeceğiz.

Kelepçeletmek Kelimesinin TDK Sözlük Anlamı
Kelepçeletmek fiili, Türk Dil Kurumu’nun güncel sözlüğüne göre, bir kişiye kelepçe takılmasını Sağlamak veya birini kelepçeleyerek gözaltına aldırmak anlamını taşır. Bu eylem, genellikle yasal bir süreç dahilinde, yetkili merciler tarafından gerçekleştirilir. Bir şüphelinin kaçmasını engellemek, delillerin karartılmasını önlemek veya kamu düzenini sağlamak amacıyla başvurulan bir yöntemdir. Kelimenin temelinde, özgürlüğü kısıtlayıcı bir tedbirin uygulanması yatar. Bu fiil, genellikle üçüncü bir kişinin isteği veya talimatıyla gerçekleşen bir eylemi ifade eder; yani, bir başkasına kelepçe takılmasını sağlamak üzere emir vermek veya aracı olmak anlamındadır. Bu bağlamda, ‘kelepçe takmak’ eyleminden farklı olarak, eylemi gerçekleştireni değil, eylemin yapılmasını sağlayanı vurgular.
Kelepçeletmek Kelimesinin Kökeni ve Etimolojisi
Kelepçeletmek kelimesinin kökeni, doğrudan kelepçe ismine dayanır. Kelepçe kelimesi ise Farsça “kelabçe” (كَلَبْچَه) veya “kalabçe” (قَلَبْچَه) sözcüğünden Türkçeye geçmiştir. Farsçada “küçük pençe” veya “kıskaç” anlamına gelen bu kelime, zamanla metallerle yapılan ve kolları veya bacakları sabitlemeye yarayan aletler için kullanılmıştır. Türkçede bu isimden türeyen kelepçelemek fiili ve ardından ettirgen çatıyla kelepçeletmek fiili oluşmuştur. Anlam kayması yerine, mevcut fiile ettirgenlik kazandırılarak eylemin başkasına yaptırılması anlamı eklenmiştir.
Kelepçeletmek Kelimesinin Cümle İçinde Kullanımı
- Mahkeme kararıyla zanlıyı polisler adliyeye getirirken kelepçeletmek zorunda kaldılar.
Bu cümle, yasal bir süreçte zanlının kaçmasını engellemek için polisin aldığı önlemi ifade eder. - Şirket yöneticisi, hırsızlık yaptığından şüphelenilen çalışanı güvenlik birimlerine kelepçeletmek için talimat verdi.
Burada, özel bir kurumda şüpheli bir durum karşısında alınan tedbir vurgulanmıştır. - Filmlerde ve dizilerde kahramanlar bazen düşmanlarını etkisiz hale getirmek için zorla kelepçeletmek durumunda kalır.
Bu örnek, kelimenin popüler kültürdeki kullanımını gösterir. - Savcı, yeni deliller ışığında eski şüpheliyi tekrar kelepçeletmek için gerekli emirleri verdi.
Hukuki bir bağlamda, soruşturmanın seyrine göre alınan yeni kararı belirtir. - Gümrük kaçakçısı, yakalandığında sınır muhafızları tarafından hemen kelepçeletmek Suretiyle gözaltına alındı.
Bu cümle, bir suçun işlenmesinin ardından hızlıca alınan adli tedbiri anlatır.
Kelepçeletmek Kelimesinin Eş Anlamlıları ve Zıt Anlamlıları
Kelepçeletmek fiili için doğrudan ve birebir eş anlamlı bir kelime bulmak zordur çünkü ettirgen çatılı ve spesifik bir eylemi ifade eder. Ancak anlamdaş veya yakın anlamlı olarak kullanılabilecek bazı ifadeler şunlardır:
Eş Anlamlıları ve Yakın Anlamlıları:
- Gözaltına aldırmak: Bir kişinin suç şüphesiyle yasal olarak alıkonulmasını sağlamak. Kelepçeletme eylemi genellikle gözaltına aldırma sürecinin bir parçasıdır.
- Tutuklatmak: Bir kişinin mahkeme kararıyla özgürlüğünden mahrum bırakılmasını, cezaevine gönderilmesini sağlamak. Bu da kelepçeleme eylemini içerebilir.
- Alıkoydurmak: Bir kişinin bir yerde kalmasını sağlamak veya Hareket özgürlüğünü kısıtlamak. Kelepçe taktırarak alıkoymak mümkündür.
- Zincire vurdurtmak (mecazi/eski): Günümüzde pek kullanılmasa da, birini fiziksel olarak bağlayıp hareketini engellemek anlamında eski bir ifadedir.
Zıt Anlamlıları:
- Serbest bıraktırmak: Bir kişinin özgürlüğünü geri kazanmasını sağlamak, alıkonulma durumuna son vermek.
- Bağlantısını çözdürmek: Birinin üzerindeki kısıtlayıcı araçları (kelepçe gibi) çıkarmasını sağlamak.
- Salıvermek: Birini tutulduğu yerden bırakmak, özgürlüğüne kavuşturmak.
Kelepçeletmek ile Sık Karıştırılan Kelimeler
Kelepçeletmek kelimesi, anlamı ve yapısı itibarıyla genellikle başka kelimelerle karıştırılmaz. Ancak, eylemin faili açısından “kelepçelemek” fiili ile arasındaki farka dikkat etmek önemlidir.
- Kelepçelemek: Eylemi bizzat yapanın kelepçe takması anlamına gelir. (Örn: “Polis, hırsızı kelepçeledi.”)
- Kelepçeletmek: Eylemin başkasına yaptırılması, yani birine kelepçe takılmasını sağlamak anlamına gelir. (Örn: “Savcı, şüpheliyi kelepçeletmek için talimat verdi.”)
Bu ayrım, kelimenin ettirgen çatılı olmasından kaynaklanır ve eylemin kim tarafından yapıldığı veya yaptırıldığı arasındaki nüansı ortaya koyar.
İlgili İçerikler
- He Ne Demek? He TDK Sözlük Anlamı ve Kökeni
- En Ne Demek? En TDK Sözlük Anlamı ve Kökeni
- Hendek Ne Demek? Hendek TDK Sözlük Anlamı ve Kökeni
Kelepçeletmek Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Kelepçeletmek ne demek kısaca?
Kısaca kelepçeletmek, birine kelepçe takılmasını sağlamak veya birini kelepçeleyerek gözaltına aldırmak anlamına gelir.
Kelepçeletmek hangi dilden gelir?
Kelepçeletmek kelimesinin kökü olan “kelepçe”, Farsça “kelabçe” veya “kalabçe” sözcüğünden Türkçeye geçmiştir.
Kelepçeletmek kelimesinin eş anlamlısı nedir?
Doğrudan eş anlamlısı olmamakla birlikte, “gözaltına aldırmak”, “tutuklatmak” veya “alıkoydurmak” gibi ifadeler yakın anlamlı olarak kullanılabilir.
Kelepçeletmek cümle içinde nasıl kullanılır?
Örneğin, “Mahkeme, zanlıyı adliyeye getirirken polisler kelepçeletmek zorunda kaldılar.” şeklinde bir cümle ile kullanılabilir.
Kelepçeletmek kelimesi TDK’da var mı?
Evet, “Kelepçeletmek” kelimesi Türk Dil Kurumu’nun güncel sözlüğünde yer almakta ve tanımlanmaktadır.
TEK TIKLA İNDİR
Sosyal medya videolarını anında kaydet!
