ABD Merkez Bankası (Fed), 2025 yılına ait mali sonuçlarını kamuoyuyla paylaşırken 18,7 milyar dolarlık bir faaliyet zararı bildirdi. Bu gelişmeyle birlikte kurum, tarihinde nadir görülen bir durumla karşı karşıya kalarak üst üste üçüncü yılını da ekside kapattı. Faiz giderlerinin gelirleri aşması, küresel piyasaların kalbi sayılan bankanın bilançosunda kalıcı bir sarsıntıya yol açmış görünüyor.
Dünya ekonomisinin rotasını çizen Fed zararı rakamları, aslında uzun süredir beklenen bir tablonun dışavurumu niteliğinde. Banka, 2025 yılı bilançosunu resmen ilan ederken, operasyonel giderlerin ve bankalara ödenen faizlerin, eldeki tahvil portföyünden elde edilen getiriyi geride bıraktığını tescilledi. Her ne kadar 2024 yılındaki devasa kayıplara oranla bir miktar toparlanma gözlense de, kasanın hala açık vermesi piyasalarda farklı senaryoların konuşulmasına neden oluyor. Peki, dünyanın en güçlü merkez bankası nasıl olur da para kaybeder? İşin aslı, pandemi döneminden bu yana uygulanan para politikalarının bir faturasıyla karşı karşıyayız.

Haberin detaylarına inmeden önce, bu gelişmenin yaşandığı gün itibarıyla yurt içindeki güncel piyasa verilerine bir göz atmakta fayda var. Fed’in attığı her adımın doğrudan etkilediği döviz ve altın fiyatları, yatırımcı için en kritik gösterge konumunda.
| Enstrüman | Alış Fiyatı | Satış Fiyatı | Günlük Değişim (%) |
|---|---|---|---|
| Dolar | 44,3537 TL | 44,3733 TL | %0,05 |
| Euro | 51,3921 TL | 51,4984 TL | %0,26 |
| Gram Altın | 6.435,83 TL | 6.437,01 TL | %0,20 |
| Çeyrek Altın | 10.945,35 TL | 11.211,87 TL | %0,00 |
| Yarım Altın | 21.822,29 TL | 22.423,74 TL | %0,00 |
| Tam Altın | 43.781,40 TL | 44.710,33 TL | %0,00 |
| Cumhuriyet Altını | 45.332,00 TL | 46.020,00 TL | %2,20 |
| Ons Altın | $4.512,18 | $4.513,01 | %0,15 |
Fed Zararı Neden Kaynaklanıyor? Mekanizma Nasıl İşledi?
Bir merkez bankasının zarar etmesi, sıradan bir ticari işletmenin iflas etmesiyle aynı şey değildir. Fed, kendi parasını basma yetkisine sahip olduğu için teknik olarak batmaz. Ancak muhasebe kayıtlarında “ertelenmiş varlık” olarak adlandırılan bir açık oluşur. Bu durumun temel sebebi, Fed’in ticari bankalara rezervleri karşılığında ödediği faiz oranlarının, kendi elindeki düşük faizli devlet tahvillerinden gelen gelirden çok daha yüksek olmasıdır. (Kaynak: TCMB)
Pandemi döneminde piyasayı paraya boğmak için trilyonlarca dolarlık düşük faizli tahvil alan banka, enflasyon patlayınca faiz artırmak zorunda kaldı. Faizler yükselince, bankalara ödediği mevduat faizi de katlandı. Ama gel gelelim, elindeki eski tahviller hala düşük faiz getirmeye devam ediyor. Aradaki bu makas kapandıkça Fed zararı tablosu da netleşti. 2025 yılındaki 18,7 milyar dolarlık rakam, aslında 2023 ve 2024 yıllarındaki çok daha ağır kayıpların ardından bir nebze olsun nefes alındığını gösteriyor. Yine de üst üste üçüncü yılın ekside kapatılması, Amerikan Hazine Bakanlığı’na aktarılan paranın kesilmesi anlamına geliyor.
Geçmişten Günümüze: Bilançodaki Kara Delik
Tarihsel sürece baktığımızda, Fed normal şartlarda her yıl milyarlarca dolar kar eder ve bu parayı Amerikan Hazinesi’ne devrederdi. Bu durum Amerikan bütçesi için ek bir gelir kapısıydı. Ancak 2022’nin sonlarından itibaren rüzgar tersine döndü. Faizlerin agresif bir şekilde %5’li seviyelerin üzerine taşınmasıyla birlikte, bankanın operasyonel maliyetleri bir anda fırladı. 2023 yılında başlayan bu negatif süreç, 2024’te zirve yaptı ve 2025’te de devam etti.
Bu üç yıllık süreçte toplam zarar yüz milyarlarca dolara ulaştı. Şimdi merak edilen soru şu: Bu durum ne zaman düzelecek? Ekonomistler, faiz indirimleri hızlandıkça ve Fed’in elindeki eski, düşük getirili tahvillerin vadesi dolup yerine yenileri geldikçe bilançonun toparlanacağını öngörüyor. Dahası, 2025 rakamlarındaki düşüş, bu iyileşme sürecinin başladığının ilk somut kanıtı olarak kabul ediliyor. Yine de hazineye tekrar para aktarılabilmesi için önce bu birikmiş zararın mahsup edilmesi gerekiyor ki bu da birkaç yıl daha alabilir.
Editör Notu: Bu Gelişmenin Vatandaşa ve Piyasaya Etkisi
Fed zararı haberi ilk bakışta sadece ABD’yi ilgilendiren bir teknik detay gibi görünebilir. Ama işin aslı öyle değil. Fed’in kasasının açık vermesi, Amerikan hükümetinin bütçe açığını kapatmak için daha fazla borçlanması veya vergi toplaması gerektiği anlamına gelir. Bu da küresel dolar likiditesini ve dolayısıyla bizim gibi gelişmekte olan ülkelerin para birimlerini doğrudan etkiler.
Peki bu durum altın fiyatlarını neden etkiliyor? Ons altının 4.500 dolar seviyelerini zorladığı bir ortamda, merkez bankalarının bilançolarındaki bu tür “operasyonel kazalar”, fiat para birimlerine olan güveni bir miktar sorgulatıyor. Yatırımcı, dünyanın en büyük bankası bile zarar açıklarken, değerini hiçbir kurumun kar-zarar tablosuna borçlu olmayan altına yönelmeyi tercih ediyor. Gram altının 6.400 TL bandını aşması ve Cumhuriyet altınının 46.000 TL sınırına dayanması, bu küresel güvensizlik ikliminin ve enflasyonist beklentilerin bir sonucu. Eğer Fed bu zararı kısa sürede telafi edemezse, doların rezerv para statüsü üzerindeki tartışmalar alevlenebilir ve altın gibi güvenli limanlara talep daha da perçinlenebilir.
Peki Bundan Sonra Ne Olacak?
Önümüzdeki dönemde Fed’in para politikasında yapacağı her türlü esneme, bu zararın boyutunu belirleyecek. Faizlerin kademeli olarak aşağı çekilmesi, bankanın ticari bankalara ödediği faiz yükünü hafifletecek. Bu da 2026 bilançosunun belki de başabaş noktasına gelmesini sağlayabilir. Ancak piyasa oyuncuları için asıl gösterge, Fed’in bu zararı kabullenip enflasyonla mücadeleden ödün verip vermeyeceği olacak.
Yatırımcılar için kritik veri setleri artık sadece istihdam ve enflasyon değil, aynı zamanda Fed’in kendi operasyonel sağlığı haline geldi. Eğer Fed, bilançosunu düzeltmek adına faizleri piyasanın beklediğinden daha hızlı indirirse, bu durum küresel bir ralliye yol açabilir. Ama tam tersi, “zarar etsem de faizi yüksek tutacağım” derse, doların küresel gücü korunurken altındaki yükseliş ivmesi daha kontrollü bir hal alabilir. Kısacası, Fed zararı sadece bir muhasebe rakamı değil, önümüzdeki iki yılın ekonomi politikasını şekillendirecek gizli bir oyun kurucu.
Kritik Göstergeler ve Takip Edilmesi Gerekenler
- Fed’in tahvil geri alım programındaki (QT) yavaşlama sinyalleri.
- ABD Hazine tahvillerindeki getiri eğrisinin seyri.
- Ons altının 4.500 dolar üzerindeki kalıcılığı.
- Dolar kurunun 44,40 TL seviyesindeki direnç noktası.
Sonuçta karşımızda duran tablo, küresel finans sisteminin en üst noktasında bile işlerin her zaman kusursuz yürümediğini kanıtlıyor. Türkiye’deki yatırımcı için bu durum, portföy çeşitlendirmesinin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. Doların ve altının mevcut seviyeleri, sadece yerel dinamiklerle değil, okyanus ötesindeki bu devasa bilanço savaşıyla da yakından ilgili.
—ICERIK—
İlgili İçerikler
- Kira Gelir Beyannamesi 2026: Kapsamlı Rehber ve Güncel Veriler
- 1.20 Faizli İlk Evim Konut Kredisi Başvuru Şartları ve Hesaplama
- 2026 Asgari Ücret Rehberi: Güncel Veriler, Tarihçe ve Analizler
Haber Merkezi, webteknolife.com editör ekibinin ortak hesabıdır. Gündem, ekonomi, sağlık, eğitim ve teknoloji alanlarında doğrulanmış ve güncel haberleri okuyucularına ulaştırmayı amaçlar.
TEK TIKLA İNDİR
Sosyal medya videolarını anında kaydet!
